MERSİN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HABERLER

10 Ekim 2005 Dünya Ruh Sağlığı Günü

1946 yılında kurulmuş olan Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlık " yalnızca hastalıkların olmaması değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal bakımdan tam bir iyilik halidir" olarak tanımlanmıştır.

2005 Dünya Ruh Sağlığı Günü Kampanyası Dünya Ruh sağlığı Federasyonu tarafından 2004' ün teması olan "Beden Ve Ruh Sağlığı Arasındaki İlişki: Birlikte Görülen Hastalıklar" üzerine kurulmuştur. Bu tema ruhsal bozukluklar ve diyabet, kanser, kalp hastalıkları, AIDS arasındaki ilişkiye odaklanmıştır.
Ruh ile beden bir arada varolmaktadır. Birisinde ortaya çıkan bir rahatsızlık, öbüründe de sorunlara yol açmaktadır. Bedensel bir hastalık, kişide ruhsal olarak üzüntü, keder, sıkıntı gibi olumsuz duygulara neden olur. Psikiyatride, bu duruma genel olarak "uyum bozukluğu" ismi verilir ve oldukça yaygın olarak görülür. Kanser olduğunu öğrenen bir insanın kapıldığı derin üzüntüyü, uyku ve iştahındaki bozulmayı, içine kapanmasını hastalığa karşı gelişen bir uyum bozukluğuna örnek verebiliriz.

Bedensel hastalıkların, ruhsal durumu diğer etkileme şekli ise, tamamen organiktir. Ruh ile beden, işlevsel bir bağla bağlı, beraber çalışan iki oluşumdur. Herhangi birinde oluşan bir hastalık, diğerinde de denge bozulmasına ve hatta hastalığa yol açar. Hastalığın vücutta yol açtığı fiziksel değişiklikler, bu iki sistemi birbirine bağlayan beyini ve santral sinir sistemini etkileyerek vücudumuzun idarecileri yolu ile ruhsal bozulmalara da yol açar. Bunlara alkol ve uyuşturucu madde kullanımı örnek olarak gösterilebilir.

Toplumdaki hasta insanlar üzerine yapılan çalışmalarda, ortalama olarak kanser ve şeker hastalarının dörtte birinde, kalp damar hastalarının beşte birinde depresyon tespit edilmiştir. Bu depresyon tablosu, esas bedensel hastalığın iyileşmesini geciktirmekte, tedavi sırasında ortaya çıkabilecek olumsuz olayları arttırmaktadır. Kalp kriziyle hastanede yatan hastalarda depresyonu olanlarda ölüm oranı daha yüksektir. Şeker hastalarında, ruhsal problemler, kan şekerinin alınan ilaçlara rağmen düzenlenememesine yol açmaktadır. Bedensel hastalığa bağlı ruhsal hastalığı ortaya çıkan hastaların tedavilerinde psikiyatrik destek gerekmektedir. Böylece hastanede yatış süreleri kısalmakta, tedavi başarı oranları yükselmektedir.

Bedensel hastalıklara bağlı ruhsal hastalıklar, psikiyatri ile diğer tıbbi branşların yakın işbirliğini gerektiren, insanların ruh hastalıklarını tedavi eden, insanın bütünlüğü için çok önemli bir tıp branşı olduğunu gösteren bir alandır. Kalp krizi geçirip veya mide ameliyatı olup hastaneye yatan herhangi bir kişinin, tedavisine psikiyatrik destek sağlanması gerekli bir durumdur.

Ruh sağlığı bozuk olan insanlar genel sağlık hizmetlerinden yararlanma konusunda isteksizdirler ve çoğunlukla hastalıklarının tanımlanmaması ve tedavi edilmemesi yönünde davranış sergilerler. Bu sebeple hastanın ailesi ve yakın çevresinin duyarlı davranması hastaların yaşam kalitelerinin yükselmesi açısından önemlidir.
Ayrıca; insanın yaşam boyu bedensel, ruhsal ve sosyal sağlığı, beyninin gelişimiyle yakından ilişkilidir. Beyin gelişimi büyük oranda yaşamın ilk yıllarında, özellikle de anne karnında ve doğumdan sonraki ilk üç yılda oluşur. Çocuk gelişiminin erken dönemleri, hayatın sonraki dönemlerindeki zihinsel becerileri, kritik düşünme yeteneklerini, kendine güveni, öğrenmeyi, problem çözme becerileri geliştirmesini ve başkalarıyla uyumlu ilişkiler geliştirebilme kapasitelerini etkiler. Bu konuda artan bulgular, gelişimin ilk yıllarının temel önemi konusunda, geniş bir görüş birliği oluşturmaktadır. Çocuk düşünme, konuşma, öğrenme yeteneklerinin, yetişkinlikteki değerlerinin ve sosyal davranışlarının temellerini ilk 36 ayda atar. Kazandığı bu yetenekleri okul hayatında ve genel olarak tüm hayatında kullanacak, bu yetenekler başarısını, verimliliğini belirleyecektir.

Beyin gelişiminin, yetişkinlikteki bedensel sağlığı etkilediğini gösteren bir çok araştırma vardır. Hızlı beyin gelişimi dönemindeki olumsuz koşulların koroner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, insüline bağlı olmayan diabet, düşük immün seviye ve obeziteye yol açtığı gösterilmiştir.

Özellikle; anne ve babanın ruhsal sağlığı, çocuklarının duygusal ve davranışsal problemlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Eğer anne veya baba depresyon, anksiyete bozukluğu, yüksek düzeyde stres, şizofreni gibi ruhsal bir sorun yaşıyorsa yardım alması önemlidir. Sağlık çalışanları, ebeveynlerin ruhsal sorunlarının çocukları nasıl etkilediğini bilmeli ve onlara gerekli desteği sağlamalıdır.

Bütün bunların yanı sıra sigara bağımlılığının ekonomik kayıplara yol açtığı, ruhsal ve fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkilerinin olduğu, başta akciğer kanseri olmak üzere, lösemi, dudak ağız,dil, gırtlak, özefagus, pankreas, böbrek ve mesane kanserlerini, kronik bronşit ve amfizem, koroner kalp hastalıklarına, serebrovasküler hastalıklara yol açtığı kanıtlanmıştır. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan tütün tüketiminin önlenmesi için toplumsal farkındalığın artırılması ve tütün kullanımı konusunda davranış değişikliği sağlanması;
  • hiç sigara içmeyenlerin oranının artırılması,
     
  • sigara içenler arasında bırakma oranlarının artırılması,
     
  • pasif maruziyetin önlenmesi

gerekmektedir.

Ülkemizde ruhsal sağlık sorunlarının yanı sıra diğer kronik hastalıkların artış göstermesi beden ve ruh sağlığı kavramlarını hizmet sunan ve hizmeti talep edenler tarafından bir arada ele alınması gerektiğini gözler önüne sergilemektedir

 
 
 

 

 

Mersin Sağlık Müdürlüğü  2005