MERSİN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HABERLER

14 Haziran Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü.

 
 
Sağlık Bakanı Recep Akdağ:”Sağlıklı tüm vatandaşlarımızı ‘gönüllü kan bağışçısı’ olmaya davet ediyorum”
 
 
Tüm dünyada, her yıl, ABO kan grubu sistemini bulan, Nobel ödüllü Karl Landsteiner’in doğum günü olan 14 Haziran tarihi, ‘Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü’ olarak kutlanıyor.

Gönüllü ve karşılıksız kan verme alanında etkinlik gösteren; Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kan Donör Organizasyonları Federasyonu (FIODS) ve Uluslararası Kan Transfüzyon Derneği’ne (ISBT) üye 192 devlet, 181 Ulusal Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri ve 50 Ulusal Kan Donör Organizasyonları tarafından tüm dünyada bir çok aktivite düzenleniyor.

Bugün dünya nüfusunun önemli bir kısmı güvenli kana ulaşamıyor. Ülkemizde de her gün bir çok hasta, tedavileri için kan bağışı yapacak insanları bekliyor. Birçok kişi de zamanında kan temin edilememesi nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de ortalama 10 bin kişiden sadece 15’ i düzenli kan veriyor.

Türkiye’de ‘gönüllü kan bağışçısı’ oranının, gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça düşük olduğunu bildiren Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ,

”Sağlıklı tüm vatandaşlarımızı ‘gönüllü kan bağışçısı’ olmaya davet ediyorum. Halkımızın kan bağışı konusunda göstereceği duyarlılık, hayat kurtarmaya vesile olacaktır” dedi.

Bakan Akdağ,18-65 yaş arası ve önemli bir sağlık sorunu olmayan herkesin kan bağışında bulunabileceğini kaydetti.

“Kan Bağışının Önemini Bir Yakını İçin Kan Arayan, Bin Bir ZORLUKLA Bulan Veya Bulamayan Kişiler Çok Daha İyi Anlar”…

Bakanlığı’nca sürekli kan vericiliğini geliştirecek çalışmalar yapıldığını dile getiren Akdağ,

”Temel hedefimiz; kan bağışı oranını, Türkiye nüfusunun en az yüzde 5’ine çıkarmaktır. Bağışlanan her kan hayat kurtarır. Vatandaşlarımızın bu konuda çok duyarlı olması gerekiyor. Kan bağışının önemini ve ne anlama geldiğini bir yakını için kan arayan, bin bir zorlukla bulan veya bulamayan kişiler çok daha iyi anlar “ diye konuştu.

Vatandaşların kan merkezlerine başvurduklarında, kan bağışı yapmaya uygun olup olmadıklarının yapılan muayeneyle belirlendiğini ifade eden Bakan Akdağ, şu görüşleri kaydetti:

“Kan merkezlerimize başvuran vatandaşlarımızın hemoglobin ölçümleri yapılmakta, sonuçları olumlu olan kişilerin kan verme işlemleri başlatılmaktadır. Burada önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Kan vermek için başvuran kişilerin kan merkezlerinde doldurdukları ‘kan bağışçısı bilgi formu’ oldukça önemlidir.

Sorulan sorulara tutarlı, dikkatli ve doğru yanıtlar vermek bağışlanan kanın ulaşacağı hastaların sağlığı açısından da çok önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu formun ciddiyetle doldurulması konusunda sağlık personelimize de önemli görevler düşüyor.”

Bağış olarak alınan her kanın; anti-HIV (AIDS), hepatit B ve C, frengi ve kan grubu testlerinin yapıldığını vurgulayan Akdağ, kan alım işlemlerinin ‘gerekli steril şartlara’ titizlikle uyularak gerçekleştirildiğini ve tek kullanımlık olan iğnelerin kan alım işlemi sona erdikten sonra torbadan ayrılarak imha edildiğini bildirdi.

Türk toplumunda en nadir ‘AB Rh negatif’ kan grubu görüldüğüne dikkat çeken Akdağ,

“Kan bağışından önce yapılan muayenede kan düzeyi düşük (anemi) olduğu saptanan kişilerden kan bağışı alınamaz. Kan seviyesi normal olan sağlıklı bireyler kan bağışı yapınca eksilen kan hücreleri, kemik iliğinin çalışmasıyla hızla yenilenir. Dolaşıma genç kan hücreleri verilir. Zaten vücutta bu hücrelerin sürekli olarak yapımı ve yıkımı sürmektedir. Alınan kan miktarı ise sağlığı olumsuz etkileyecek düzeyde olmadığı için ‘kan eksikliği’ riski gibi bir durum söz konusu olmaz” diye konuştu.

“Bağışlanan Her Kan, Hasta Ve Yakınları İçin Yaşatılan Bir Umuttur”…

Kan nakillerinin; başta ameliyatlar olmak üzere çeşitli yaralanmalara bağlı kan kayıpları, iç organların çeşitli hastalıklara bağlı kanamaları, doğumlarda görülen kanamalar, kan uyuşmazlığına bağlı bebeğin kanının değiştirilmesi gibi durumlarda yapıldığını belirten Akdağ, hastalıklarının seyri gereğince hayatı boyunca kan nakline ihtiyacı olan; talasemi, hemofili ve bazı kanser hastaları için kanın hayati önem taşıdığını kaydetti.

Bağışlanan her kanın hasta ve yakınları için yaşatılan bir umut olduğunu ifade eden Akdağ, bu umudun yaşatılmasında halkın kan bağışı konusunda göstereceği duyarlılığın çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.

 
 
Bu haber (13.06.2005) tarihinde gir
 
 

 

 

Mersin Sağlık Müdürlüğü  2005